Honore de Balzac
Milli Eğitim Basımevi
Hikaye
232
Balzac’ın “La Comédie Humaine” (İnsanlık Komedyası) eserlerinden 10. kitabını teşkil eder. Bu eserde, yaşlı, bekar ve son derece mükemmel bir antika koleksiyoncusu, orkestra şefi ve bir müzisyen olan Monsieur Pons’un hikayesi anlatılmaktadır. Paris’in ünlü tiyatroların birinde çalışırken tanıştığı ve daha sonra kader ortaklığı yaptığı Alman uyruklu müzisyen arkadaşı Schmucke ile aynı dairede yaşamaya başladıktan sonra olaylar gelişmeye başlar.
Pons ne kadar sanat düşkünü, antika aşığı ve insanlara saygılı biriyse, etrafındaki insanlar da bir o kadar düzenbaz, çıkarcı ve ikiyüzlü bir duruş sergilemektedir. Kahramanımızın zamanında topladığı ve gün geçtikçe değer kazanan antika koleksiyonu günün birinde akraba ve dost görünen hasımlarının dikkatini çeker ve evdeki bakıcılarından doktoruna, esnafından noterine kadar ele geçirilmesi gereken bir ganimet gibi görülerek, bin bir türlü entrika ve yalanların sıralandığı bir hikayeye dönüşmüştür. Pons, başından geçen çeşitli olaylar sonucunda sahip olduğu hısımların gün gelip hasım haline dönüştüğünü anladığı anda hastalanır ve koleksiyonunu koruma mücadelesini biricik dostu olan Schmucke ile hasta yatağından vermeye çalışır. Okuması merak uyandırıcı ve zevkli olan bu trajik hikâye günümüz için bile ibret verici hadiseler barındırmaktadır.
Couisin Pons, Honor de Balzac’ın ustalıkla kaleme aldığı ve onu ince detaylarla işleyip muhteşem bir başyapıt haline getirdiği bir eserdir. Bu eser yalnızca 19. yüzyılın başlarında son bulan hayatların yeni yüzyıl insanına nasıl yabancı kaldığının bir örneği değil, insanın her devirde insan olduğu, paraya, gösterişe, zenginliğe her zaman tamah ettiğinin de bir göstergesidir. Bu kitabın altyapısı o kadar başarılı ki sizlere sadece 19. yüzyıl Fransa’sını değil, Rönesans döneminin ünlü sanatçılarını da takdim ediyor. Kısacası Balzac hayranı olun ya da olmayın bu eseri okuduktan sonra “La Comédie Humaine” serisine devam etmek isteyeceksiniz.
Honore de Balzac, 20 Mayıs 1799 da Fransa’nın Tour şehrinde doğmuştur. Bir köylü ailesinden çıkmış olan babası isminin başına asalet işareti olan “de” yi bizzat kendisi ilave etmiştir.
ve veya çünkü neden çünkü ve ya ve lakin böylece bundan dol çünkü neden çünkü ve ya ve lakin böylece bundan dolayı
çünkü neden çünkü ve ya ve lakin böylece bundan dolayı
neden çünkü ve ya ve lakin böylece bundan dolayı
çünkü ve ya ve lakin böylece bundan dolayı
çünkü
veçünkü
çünkü çün çünkü kü
Bu nedenle Başka bir deyişle Ancak Mesela Ek olarak
Başka bir deyişle Ancak Mesela Ek olarak
Ancak Mesela Ek olar
Bu nedenle
ve veya çünkü neden çünkü ve ya ve lakin böylece bundan dol çünkü neden çünkü ve ya ve lakin böylece bundan dolayı
çünkü neden çünkü ve ya ve lakin böylece bundan dolayı
Başka bir deyişle Ancak Mesela Ek olarak
neden çünkü ve ya ve lakin böylece bundan dolayı
çünkü ve ya ve lakin böylece bundan dolayı
çünkü
veçünkü
çünkü çün çünkü kü
Başka bir deyişle Ancak Mesela Ek olarak
Ancak Mesela Ek ola
Bu nedenle Başka bir deyişle Ancak Mesela Ek olarak
Başka bir deyişle Ancak Mesela Ek olarak
Ancak Mesela Ek olar
Bu nedenle
ve veya çünkü neden çünkü ve ya ve lakin böylece bundan dol çünkü neden çünkü ve ya ve lakin böylece bundan dolayı
çünkü neden çünkü ve ya ve lakin böylece bundan dolayı
Başka bir deyişle Ancak Mesela Ek olarak